Yayınlar


Temyiz Başvurularında "Süre Tutum" Konulu Bir Dilekçe Olamaz



Av. Prof. Dr. Metin FEYZİOĞLU

(Türk Hukuk Sitesinde yayımlanmıştır)

Giriş

Temyiz başvurularında “süre tutum” konulu bir dilekçe olamaz. Bu “konu”yla verilen dilekçeler, esasen temyiz dilekçeleridir. Öyleyse, söz konusu dilekçeler bir temyiz başvurusu dilekçesinin içermesi gereken asgari unsurlara sahip olmalıdır. Aksi takdirde, süreyi tuttuğunu sanan başvuru sahibi hak kaybına uğrayabilir.

Açıklamalar

1. Bilindiği üzere temyiz kanun yolunda, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’la düzenlenen Bölge Adliye Mahkemeleri kurulup çalışmaya başlayıncaya kadar CMK’nun temyize ilişkin hükümleri (CMK md. 286-307) uygulanmayacaktır.

2. Bölge Adliye Mahkemeleri kurulup çalışmaya başlayıncaya kadar, mülga CMUK’nun temyize ilişkin hükümleri (CMUK md. 305- 326; Yargıtay Başsavcılığının olağanüstü temyizi – CMUK md. 226/4- ve karar düzeltme – CMUK md.226/5-6 hariç) uygulanmaya devam olunacaktır (5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Şekli ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun md. 8/1).

3. Bölge Adliye Mahkemelerinin ne zaman çalışmaya başlayacağı Resmi Gazete’de ilan edilecektir (5235 sayılı Kanun, Geçici madde 2).

4. 5320 sayılı Kanun’un 18/1-a bendinde “…1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu”nun yürürlükten kaldırıldığından söz edilmektedir. Yürürlükten kaldırılan bir kanun hükmünün uygulanmasına ileriye yönelik olarak devam edilemez. Şu halde mülga CMUK’nun 305 ila 326. maddeleri (parantez içerisinde belirttiğimiz hükümler hariç), henüz yürürlükten kalkmamıştır. Çünkü aynı Kanun’un 8/1 maddesi, bu hükümlerin yürürlükte olması sonucunu doğurmaktadır.

5. CMUK’nun 310/1. maddesine göre temyiz başvurusunda bulunulması (yani temyiz davası açılması) bir haftalık hak düşürücü süreye tabidir. Bu süre, kısa kararın yüze karşı tefhimiyle veya o sırada hazır olmayanlar için kararın tebliğiyle işlemeye başlar.

6. Hak düşürücü sürelerin işlemesi, aksi kanunda açıkça yazmıyorsa, durdurulamaz. Başka bir anlatımla bu süreler “tutulamaz.”

7. Temyiz başvurusunda bulunan, temyiz dilekçesinde, temyiz gerekçelerini yazıp yazmamakta serbesttir. Temyiz hakkı/yetkisi olan kişi bir haftalık hak düşürücü süre içerisinde temyiz edilebilir bir hükmü gerekçe göstermeden temyiz ettikten sonra, dilerse daha sonraki bir tarihte gerekçelerini sunabilir. Ancak bu tamamen ihtiyaridir. CMUK’nun “ihtiyari temyiz layihası” kenar başlıklı 314. maddesine göre “Layihanın verilmemesi veya istida veya beyanda temyiz sebeplerinin gösterilmemesi temyiz tetkikatı yapılmasına mani değildir.”

8. Nitekim temyiz başvurusunun (temyiz davasının) şekilden incelenmesi anlamına gelen “kabule şayanlık incelemesi”nde, temyiz dilekçesinin gerekçe içermemesi bir red sebebi olarak sayılmamıştır (CMUK md. 315, 317). Çünkü Yargıtay, “aleyhine itiraz olunan hükmü hangi cihetten kanuna muhalif görmüşse o cihetten bozar” (CMUK md. 321/1). Yani Yargıtay, gösterilmiş olsa bile, temyiz gerekçeleriyle bağlı değildir.

9. Öyleyse kısa karar tarafın yüzüne karşı tefhim edildiğinde bir hafta içerisinde verilen dilekçenin adı nedir? Bu dilekçenin adı “temyiz dilekçesi”dir. Dilekçe temyiz dilekçesi olduğuna göre, kabule şayan bulunması için, tefhimden itibaren bir hafta içerisinde mahkemeye sunulması, hükmün temyiz edilebilir bir hüküm olması ve temyiz edenin bu hükmü temyiz etmeye hakkı olması gereklidir.

10. Aslında temyiz dilekçesi verilmesi gerekirken, hükmü temyiz ettiğinden hiç bahsetmeyen ve gerekçeli karar tebliğ edildiğinde hükmün temyiz edileceğinden söz eden bir dilekçenin yukarıda açıklanan CMUK hükümleri çerçevesinde bir geçerliliği yoktur. Başvuru sahibinin yapması gereken, hükmü temyiz ettiğini açıkça yazması ve gerekçeli karar tebliğ edildiğinde gerekçeli bir temyiz dilekçesi sunacağını da dilerse belirtmesidir. Ancak açıkladığımız üzere, daha sonra temyiz gerekçeleri sunulmasa bile, açılan temyiz davası geçerlidir.

11. Bu noktada, CMK’nun temyize ilişkin hükümleri yürürlüğe girdiğinde, gerekçesiz temyiz dilekçelerinin kabule şayan bulunmayacağını, tefhim olunan kararda gerekçe yazmıyor ise, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren gerekçenin bildirilmesi için yedi günlük hak düşürücü süre öngörüldüğünü hatırlatmakta fayda görüyoruz (CMK md. 295).

Değerlendirme

1. Süre tutum dilekçesi yoktur. Hak düşürücü süreler bu şekilde tutulamaz.

2. CMK’na göre hükmün temyizi için tek cümle yeterlidir: “Hükmü temyiz ediyorum.”

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Süre Tutum Konulu Temyiz Dilekçeleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu'e aittir ve makale, yazarı tarafından Türk Hukuk Sitesi (http://www.turkhukuksitesi.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.