Yayınlar


Anglo Sakson ve Anglo Amerikan Hukuk Düzenlerinde Habeas Corpus Kurumu

(Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, cilt 44, 1995, sayı 1-4, ss. 665-688)

Dr. Metin FEYZİOĞLU*

GİRİŞ

Bir suç işlediği iddia olunan herkes, âdil muhakeme edilme hakkİna sahiptir. Muhakeme, aynİ zamanda, mümkün olduğunca süratli gerçekleştirilmelidir. Avrupa İnsan Haklarİ Sözleşmesi’nin 6. maddesine göre de muhakeme, mâkul süre içerisinde bitirilmelidir[1]. Bir muhakemenin âdil ve süratli olmasİ bunu sağlamayİ amaçlayan hukuk kurallarİnİn uygulanmasİna bağlİdİr. Ancak ne yazİk ki bu kurallarİ uygulamak, onlarİ koymaktan çok daha zordur[2]. Öyleyse, âdil ve süratli muhakeme nasİl sağlanacak, muhakemenin süratli olmasİ zorunluluğu, gerçeğe ulaşma amacİ ile nasİl bağdaştİrİlacak ve kesin hükme ne zaman ulaşİlacaktİr? Ceza muhakemesi uygulamasİnda karşİlaşİlan bütün bu sorunlarİn çözümü, kişi hürriyetiyle doğrudan ilgilidir. Bir devletin demokratik veya antidemokratik olarak nitelendirilmesi de büyük ölçüde, ceza ve ceza muhakemesi kanunlarİnİ uygulama şekline göre yapİlİr[3].

Habeas corpus, Anglo Sakson hukukunun kişi hürriyetini korumak amacİyla geliştirdiği bir kurumdur. Kİta Avrupasİ hukukunda, Anglo Sakson habeas corpusu ile tam olarak karşİlaştİrİlabilecek bir kurum bulunmadİğİ belirtilmelidir. Buna karşİn habeas corpus kurumunun temelinde yer alan, kişi hürriyetinin özellikle idare tarafİndan keyfî bir şekilde kİsİtlanmasİnİn önlenmesi düşüncesi, Kİta Avrupasİnda da etkili olmuş ve burada temel hak ve hürriyetler, anayasa ve kanun metinlerinde formüle edilmek suretiyle güvence altİna alİnmİşlardİr[4]. Anayasalarİn, gerek kişilerin gerekse yürütme organİnİn keyfi alİkoymalarİnİ yasaklamak suretiyle, kişi hürriyetini güvence altİna almasİ, hukuka aykİrİ ihlâller, ceza kanunlarİnda suç hâline getirilerek desteklenmiştir. Kişi güvenliği, bu kanunlarİn, ceza muhakemesi yoluyla uygulanmasİna bağlİdİr.

Kİta Avrupasİ hukukunda kanunlar, yürütme organİ memurlarİnİn yakalamak veya tutuklama kararİ üzerine tutmak suretiyle alİkoyduklarİ şahİslarİ hâkim önüne çİkarmalarİ için belirli süreler öngörmektedir. Sürelere uyulmamasİ cezaî ve hukukî sorumluluğa yol açar. Anglo Sakson Hukuku’nu benimsemiş ülkelerde de kanunlarla, hâkim önüne çİkarmada azami süreler belirlenmiş olabilir. Habeas corpus ise, bireyin bu azami süreleri ileri sürmekten bağİmsİz olarak dayanabileceği bir haktİr.

Ancak habeas corpus kurumu, bazİ Kİta Avrupalİ hukukçular tarafİndan fazlasİyla romantize edilmiştir. Habeas corpus, hukuka aykİrİ alİkoymalara karşİ geliştirilmiş son derece etkili bir kurum olmasİna karşİn, kitaplarda anlatİldİğİ kadar kusursuz bir işleyişe sahip değildir. Kurumu, adİnİ bile değiştirmeden iktibas eden fakat diktatörlük eğilimleri, kişilerin hürriyetine saygİdan daha ağİr basan bazİ Latin Amerika ülkelerinde, habeas corpusun uygulandİğİ hâller istisna, ihlali ise olağandİr[5]. Anglo Sakson hukukçularİn[6], Kİta Avrupalİlarİ “bürokratik devletin çaresiz kurbanlarİ” olarak nitelemeleri de hatalİdİr. Kİta Avrupasİ hukuku, kişi hürriyetini korumada, kendi içerisinde tutarlİ ve etkili bir sistem geliştirmiştir.

Kİta Avrupasİ ülkelerinde anayasa hükümleriyle güvence altİna alİnmİş kişi hürriyetleri, olağanüstü hâllerde, genellikle askeri hukuk tarafİndan, askİya alİnmakta veya gözardİ edilmektedir. Anglo Sakson hukukunda da olağanüstü durumlarda habeas corpus hakkİnİn askİya alİnmasİ sözkonusu olabilmektedir. Her ne kadar Anglo Sakson hukukçularİ, böyle durumlarda Kİta Avrupasİnda olduğu gibi kişi hürriyetlerinin ortadan kaldİrİlmadİğİ, askİya almayİ gerektiren olağanüstü durum sona erdikten sonra, hukuka aykİrİ olarak alİkonulanlarİn haklarİnİ arayabileceklerini iddia etseler de[7], böyle dönemlerin sonunda genellikle çİkarİlan “sorumluluktan muaf tutma kanunlarİ” nedeniyle hak ihlallerinin üzerine gitmek her zaman mümkün olamamİştİr[8].

Altİ ana bölümden oluşan incelememizde, habeas corpus kurumunun doğum yeri olan Britanya ve Anglo Sakson Hukuku esas alİnmİş, Anglo Amerikan Hukuku’na ise, bu hukuk düzeninde konumuz açİsİndan farklİ kural ve uygulamalar bulunduğu takdirde yer verilmiştir.

I-HABEAS CORPUS KURUMUNUN ESASI

A-GENEL OLARAK

Anglo Sakson hukukuna göre, hukuka aykİrİ olarak fiziksel sİnİrlamalara maruz kalan bir kimse meşru müdafaada bulunabilir veya cezai takibat yaptİrabilir. Bu, sİnİrlama hukuka uygun olsa bile ölçüsünün aşİlmasİ durumunda da geçerlidir. Kişinin, sebepsiz olarak veya hukuk dİşİ saiklerle ceza takibatİna uğramasİ hâlinde ise, kötüniyetli ceza takibatİ nedeniyle tazminat davasİ açmasİ mümkündür. Ancak Anglo Sakson hukukunda kişi hürriyetinin belki de en etkili koruyucusu, Latince’de “kişinin huzura çİkmasİna müsaade et” anlamİna gelen[9]habeas corpus” emridir[10].

Habeas Corpus, hukuka aykİrİ olarak hürriyetinden mahrum edilmiş bireyin bir an önce ona kavuşmasİnİ sağlamayİ amaçlayan, antik kökene sahip bir “ortak hukuk” emridir[11]. Anglo Sakson hukuku, hürriyeti kİsİtlanmİş kişinin genel hukuk kurallarİ çerçevesinde yargİ organİnda kendisini savunmasİnİ ve ihlâl edilen hakkİnİn telafisini sağlamak üzere tazminat davasİ yoluna başvurmasİnİ yeterince etkili bulmamaktadİr. Çünkü kolluk gücü tarafİndan veya özel kişilerce alİkonulan kişi, söz konusu hukuki yollara başvuracak durumda olmayabilir[12]. Ayrİca bu yollarİn, haksİz olarak alİkonulan kişinin bir an önce serbest bİrakİlmasİnİ sağlayacak kadar süratli işletilmeleri de çoğu zaman mümkün değildir. Anglo Sakson hukuku bu nedenle, ünlü habeas corpus kurumunu geliştirmiştir[13].

Habeas corpus emri, çok mütevazİ bir kökene sahiptir. Başlangİçta taraflarİ n ve tanİklarİn mahkeme huzuruna eksiksiz olarak çİkarİlmasİnİ sağlamak için kullanİlan habeas corpus, zamanla kişi hürriyetinin temel koruyucularİndan biri hâline gelmiştir[14]. Yüzyİllar boyunca zulme uğrayanlarİn en büyük savunma silahİ olan habeas corpus emri, bugün de etkisini büyük ölçüde korumaktadİr[15]. Hukuka aykİrİ olarak kişileri hürriyetlerinden mahrum edenlerin cezalandİrİlmalarİ habeas corpus kurumuyla doğrudan ilgili değildir. Ancak habeas corpus sayesinde hürriyetine kavuşan kişiler, genel hukuk kurallarİ çerçevesinde bunlara karşİ her türlü hukukî yola başvurma imkânİnİ da fiilen elde ederler[16].

Habeas corpus emrinin, bireyleri yürütme organİnİn keyfi alİkoymalarİna karşİ korumasİ iki şekilde olur. Şöyle ki, mahkemeye sunulan alİkoyma nedeni hukuka uygun değilse kişi, mahkeme kararİ ile derhal serbest bİrakİlacaktİr. Eğer alİkoyma nedeni hukuka uygun ise, alİkonulan kişi, bir an önce muhakeme edilmesini yine bu emirle sağlayacaktİr[17].

B-HUKUKİ İÇERİK VE TANIM

Habeas corpus, başkasİnİ alİkoyan bir kişiye, alİkoyduğu kişiyi serbest bİrakmasİnİ veya mahkemeye bu alİkoyma için geçerli hukuki sebep göstermesini emretmek suretiyle, alİkoymanİn hukukîliğini araştİrmayİ hedefleyen “ayrİcalİklİ” (prerogative) bir mahkeme emridir[18]. Bireyi gayri meşru hapisten ve alİkoymalardan koruyan güçlü ve etkili bir çare olan habeas corpus emri[19], bir kişiyi hukuka aykİrİ olarak alİkoyduğu iddia olunan şahsa yöneltilir ve bu şahsİn alİkoyduğu kişiyi alİkoyma gerekçeleriyle birlikte belirlenen saat ve yerde mahkemenin ya da hâkimin huzuruna çİkarmasİnİ öngörür[20].

Habeas corpus emrinin “ayrİcalİklİ” bir emir olmasİnİn nedeni, egemen güç adİna verilmesidir[21]. “Ayrİcalİk” terimi, tarihsel olarak, Kralİn sahip olduğu hak ve yetkilerle ilgilidir. Bunlar Kralİn, kraliyet asaleti adİna bütün insanlarİn üzerinde ve Ortak Hukukun normal seyrinin dİşİnda sahip olduğu özel üstünlüklerdir[22]. Kral, sözkonusu hak ve yetkilerini hizmetkârlarİnİ kontrol etmek için mahkemeleri kanalİyla kullanİr. Bugün içinse “ayrİcalİk” terimi daha çok, bireyi idareden koruyan hukuki yollarİ ifade etmek için kullanİlmaktadİr[23].

C-HABEAS CORPUS KURUMUNUN UYGULANDIĞI DURUMLAR

Habeas corpus kurumu, hukuka aykİrİ olarak alİkonulan şahsİn serbest bİrakİlmasİnİ veya sanİğİn kefaletle serbest bİrakİlmasİnİ sağlamak, zorunlu askerlik hâlinde, hizmet süresi sonunda silahlİ kuvvetlerden ayrİlmayİ sağlamak, yabancİ suçlularİn iadesinin veya yabancİlarİn iltica başvurularİnİn reddedilmesi ile bu kişilerin sİnİrdİşİ edilmesinin hukuka uygunluğunu incelemek, sanİğİn medenî haklarİndan mahrum edilip edilmediğini saptamak gibi amaçlarla uygulanİr. Anglo Amerikan hukukunda habeas corpus kurumuna, sanİğİ suçlayan beyan veya ifadelerin doğruluğunun ve bir kanunun anayasaya uygunluğunun denetlenmesi amaçlarİyla da başvurulmaktadİr[24].

Habeas corpus emri sadece hapishane idarecilerine, iç işleri veya devlet bakanlarİna, askeri otoriteye, polis görevlilerine[25] karşİ verilmez. Bu emir sayesinde, özel kişilerce alİkonulma durumlarİnİn da geçerliliği soruşturulabilir. Örneğin ebeveyinler çocuklarİnİn bir yetimhanede kendi arzularİ dİşİnda tutuluyor olmasİnİn veya mağaza güvenlik görevlisi tarafİndan yakalanİp bir odaya hapsedilen müşteri, hapsolunmasİnİn hukukîliğinin, habeas corpus emri yoluyla denetlenmesini sağlayabilir[26].

Son yİllarda habeas corpus başvurularİ çoğunlukla, polis karakollarİnda hukuka aykİrİ olarak veya gereğinden fazla tutulduklarİnİ iddia eden kişiler[27] ile sİnİrdİşİ edilmesi veya kaçak suçlu olduğu gerekçesiyle iade edilmesi kararlaştİrİlan yabancİlarca yapİlmaktadİr[28]. Kişi hürriyetini korumak için getirilen diğer çarelerin, habeas corpus kurumunun önemini azaltmasa da, kullanİmİnİ bazİ alanlarda sİnİrladİğİ veya sona erdirdiği belirtilmelidir. İltica başvurularİnda yeni bir temyiz sistemi geliştirilmesiyle alternatif çare sağlanmİş olmasİ, bunlarda habeas corpus başvurularİnİ çok aza indirmiştir. Mecburi askerliğin kaldİrİlmasİ ve Askerî Temyiz Mahkemesi’nin kurulmasİ, askerî hukuka tâbî olunmadİğİ veya askeri mahkemenin yargİ yetkisini aştİğİ iddiasİyla yapİlan habeas corpus başvurularİnİ hemen hemen sona erdirmiştir. Küçüklerin gözaltİna alİnmasİnda yeni bir usûlün uygulamaya konulmasİ, bu hâllerde habeas corpusa başvurmayİ son derece azaltmİştİr[29]. Akİl hastanelerinde iradeleri dİşİnda tutulan şahİslar, eskiden sulh hâkimlerine habeas corpus başvurusu yapabilmekteyken, 1959’da çİkarİlan Akİl Sağlİğİ Kanunu bu yetkiyi sulh hâkimlerinden alarak, tİbbi bir kurula devretmiştir[30].

D-KESİN HÜKME ULAfiMA ZORUNLULUĞU VE HABEAS CORPUS KURUMU

Anglo Sakson hukukunda habeas corpus kurumu, kesin hükümle çatİşma hâlinde değildir. Buna karşİn Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD), habeas corpus emrine, hükmün kesinleşmesinden sonra da başvurulmakta, mahkemeler birbirlerinin verdikleri hükümleri bu yolla denetleyebilmektedir[31].

Bütün demokratik devletlerin hukuklarİnda olduğu gibi ABD hukukuna göre de herkes, anayasal haklarİnİ ileri sürmekte ve söz konusu haklarİn ihlal edilmesi hâlinde kanunî yollara başvurmakta serbesttir. Ancak bu temel ilke, ceza muhakemelerinin kesin hükümle son bulmasİ zorunluluğuyla çatİşma hâlindedir. Toplumun ceza muhakemelerinin kesin sona ulaşmasİndaki menfaati ile kişilerin ihlâl edildiğini iddia ettikleri haklarİnİ tekrar elde edebilmeleri için kendilerine hak tanİnmasİndaki menfaatlerinin çatİşmasİ durumunda, hangisine üstünlük tanİnacağİ sorunu çözülmelidir[32]?

Sorunun Anglo Amerikan muhakeme hukukundaki yansİmasİ, kişi hürriyetinin güvencesi habeas corpus kurumunda görülmektedir. Kesin hükümden sonra verilen habeas corpus emri, yukarİda anİlan menfaatler çatİşmasİnda odak noktasİ olma özelliğini taşİmaktadİr. Kişilere anayasal haklarİnİ savunabilmeleri için tam bir hürriyet tanİnmasİndaki yarar ile ceza muhakemelerinin kesin hükme ulaştİrİlmasİndaki toplum yararİ çatİşmasİnda, Amerika Birleşik Devetleri hukuku, tercihini sanİktan yana kullanmİş ve ceza yargİlamalarİnİn kesin sonuca ulaşmasİ zaruretinden büyük ölçüde fedâkarlİk etmiştir[33].

II-HABEAS CORPUS KURUMUNUN TARİHÇESİ

Habeas corpus kurumunun ve emrinin ortaya çİkİş tarihi kesin olmamakla birlikte, Magna Carta (M.S.1215) öncesinde izine rastlanmaktadİr[34]. Habeas corpus ilk başlarda, bir muhakeme sİrasİnda davalİ veya tanİk olarak vücudu lazİm gelen bir şahsİ mahkeme huzuruna çİkarmalarİ için Kraliyet memurlarİna verilen bir emir şeklinde, muhakeme öncesi işlemlerde kullanİlmİştİr[35]. Daha sonra Magna Carta ile güç kazanan habeas corpus emri[36], onun getirmiş olduğu “kimsenin hukuka aykİrİ olarak hapse atİlamayacağİ” ilkesini etkili kİlmak için kullanİlmaya başlanmİştİr. Böylelikle, on dördüncü yüzyİlda ve on beşinci yüzyİlİn ilk yarİsİnda (özellikle VI.Henry dönemi,1422-1461)[37], daha parlamentonun yetkileri tam olarak belirlenmemişken ve hâkimler henüz Tacİn egemenliği altİndayken, başkalarİnİ mahpus olarak alİkoyan kişilere yöneltilen ve bu kişilerin alİkoyduklarİ kişilerle, alİkoyma gerekçelerini mahkeme huzuruna getirmelerini öngören modern işlevine kavuşmuştur. Sonuç olarak mahkemeler, alİkoymalarİn ve hapse atmalarİn hukukîliğini denetleme ve hukuka aykİrİ bulurlarsa, sözkonusu kişilerin derhal serbest bİrakİlmasİnİ emretme yetkisini elde etmişlerdir[38].

Yürütme organİnİn memurlarİna karşİ uygulana gelen habeas corpus emrinin, Kralİn özel emri üzerine yapİlan alİkoymalarda kullanİlmasİ, 1628 Haklar Dilekçesi’ne kadar mümkün olmamİştİr[39]. Darnel Olayİ ’ndan sonra ilân olunan Haklar Dilekçesiyle, keyfi hapsetmenin hukuka aykİrİ olduğu hükmü getirilmiş ve Kralİn sebep göstermeksizin, özel emirle kimseyi hapse atamayacağİ bildirilmiştir[40].

On yedinci yüzyİl anayasacİlarİnİn, Ortak Hukukta yaratİlmİş olan bu kurum sayesinde keyfi alİkoymalarİn büyük ölçüde denetlenebileceği tezini ileri sürmeleri[41] ve bunun parlamentonun çİkaracağİ kanunlarla daha da etkili hâle getirilebileceğini savunmalarİ üzerine[42], 1679 Habeas Corpus Kanunu çİkarİlmİştİr. Bu Kanun, habeas corpus emrine, hukuka aykİrİ şekilde icra edilen uzun süreli hapsetmelere karşİ güçlü bir savunma aracİ niteliği kazandİrmİştİr. Emre cevap vermek ve mahpusu mahkemenin huzuruna çİkarmak için zaman sİnİrlarİ konulmuştur. Mahkemeye, kefaletle salİverme ve bir an önce muhakemeyi başlatma yetkileri verilmiştir. Emri vermeği haksİz olarak reddeden hâkimlere[43], cevap vermekten kaçİnan alİkoyan kişilere, habeas corpus başvurusu üzerine serbest bİrakİlan kişileri aynİ gerekçelerle tekrar alİkoyanlara ağİr para cezalarİ getirilmiştir[44]. 1679 Kanunu ile aynİ zamanda, Tacİn hiç bir emrinin, mahkemenin otoritesinden üstün olamayacağİ hükme bağlanmİştİr[45].

Alİkoymalarİn hukuka uygunluğunun derhal saptanmasİnİ ve suçlanarak gözaltİna alİnmİş kişilerin bir an önce muhakeme edilmelerini sağlamak suretiyle, habeas corpus emrini etkili hâle getiren 1679 Kanunu, serbest bİrakmak için aşİrİ şartlar ileri süren veya aşİrİ kefalet miktarİ belirleyen kötüniyetli hâkimlere karşİ bir denetim içermiyordu. Bu eksiklik, 1689 Haklar Beyannamesi ile giderilmiş ve hâkimlerin serbest bİrakmak için aşİrİ şartlar ileri süremeyecekleri veya aşİrİ kefalet miktarİ belirleyemeyecekleri ilan edilmi˛tir.

1679 Kanunu habeas corpusun sadece ceza muhakemesinde uygulanmasİnİ düzenliyordu. Ancak zamanla emir, özel kişilerce yapİlan veya zorunlu askerlik gibi nedenlerle resmi makamlarca gerçekleştirilen alİkoymalarda ve borç nedeniyle tutuklamalarda da uygulanİr olmuştur[46]. Daha sonra habeas corpus emrinin ceza muhakemesi dİşİndaki anİlan uygulamalarİnİ düzenlemek için 1816 yİlİnda yeni bir Habeas Corpus Kanunu çİkarİlmİştİr.

1679 Kanunu, hâkimlere, emirlerine gelen cevaplarİn doğruluğunu araştİrma yetkisini vermiyordu. 1816 Kanunu ile bu eksiklik giderilmiş ve hâkimlere, gelen cevaplarİn doğru olup olmadİğİnİ araştİrma yetkisi tanİnmİştİr[47].

İngiltere’de 1722 senesinde köleliğin hukuka aykİrİ ilân edilmesinin de habeas corpus kurumu sayesinde olduğu belirtilmelidir[48].

1862’de çİkarİlan bir Kanunla, kolonilerde habeas corpus emri vermeğe ve bu emrin icrasİnİ temin etmeğe yetkili bir mahkeme olduğu takdirde, buralara Britanya Mahkemelerince habeas corpus emri verilmesi yasaklanmİştİr[49].

1960’da çİkarİlan Adaletin İdaresi Kanunu ile aynİ gerekçelerle birbirini izleyen habeas corpus başvurularİnda bulunulmasİ imkânİ kaldİrİlmİştİr. Aynİ kanunla, habeas corpus başvurularİnda temyiz sistemi yeniden düzenlenmiştir[50]. Bugün modern habeas corpus hukukunun kİsmen kanunla, kİsmen de içtihat hukukuyla ve özellikle Yüksek Mahkeme kararlarİyla belirlenmiş olduğunu söyleyebiliriz[51].

Habeas corpus kurumu Amerika Birleşik Devletleri tarafİndan da benimsenmiş; Federal Anayasanİn 9. bölümünün 1.maddesinin 2.fİkrasİyla güvence altİna alİnmİştİr. Kurumun uygulanmasİ ise kanunlarla düzenlenmiştir[52].

III-HABEAS CORPUS KURUMUNDA USUL

A- GENEL OLARAK

Modern habeas corpus hukuku, yukarİda da belirtildiği üzere içtihat hukukuyla ve emrin etkisini arttİrmak amacİyla zaman zaman çİkarİlan kanunlarla düzenlenmiştir. Bu kanunlarİn en önemlileri 1679 ve 1816 Habeas Corpus Kanunlarİ ile1960 Adaletin İdaresi Kanunu’dur.

Habeas corpus kurumunda usûl, oldukça süratli ve etkilidir. Mahkemenin verdiği habeas corpus emrine uymamak veya tahliye emrinin gereğini yerine getirmemek, “mahkemeye itaatsizlik suçu”nu oluşturur[53].

Krallİğa bağlİ bir bölgede habeas corpus emri vermeğe ve icrasİnİ sağlamaya yetkili bir mahkeme olduğu takdirde, başka bir yerdeki mahkemeden buraya ilişkin habeas corpus emri verilmesi mümkün değildir[54].

Habeas corpus emri, mahkemelerin vermiş olduğu hükümlerin doğruluklarİnİ denetlemek için kullanİlamaz. Bu iş için tek yol, temyizdir[55].

B-HABEAS CORPUS BAŞVURUSUNUN YAPILMASI

1-BAfiVURUDA BULUNMAYA YETKİLİ OLANLAR VE BAŞVURUNUN ŞEKLİ

Habeas corpus başvurusu, alİkonulan şahİs veya onun rİzasİyla bir başkasİ tarafİndan yapİlabilir. Ancak alİkonulan şahİs, iradesini beyan edemeyecek durumda ise bir akrabasİ, veli ya da vasisi veya herhangi bir arkadaşİ onun yerine başvuruda bulunabilir[56]. Her ne kadar uygulamada, tutukevlerinde veya nezarethanelerde bulunan herkese, dilediği takdirde habeas corpus başvurusunda bulunabilmesi için her türlü imkân sağlanİyor olsa da, alİkonulan şahsİn yerine başka birinin de başvuruda bulunabilmesi önemli bir güvencedir[57]. Alİkonulan şahsİn yaşİnİn küçük olmasİ veya aklî durumunun bozuk olduğu yolunda hakkİnda resmi mercilerce düzenlenmiş bir rapor bulunması, habeas corpus başvurusu yapmasİnİ engellemez[58]. Savaş zamanİnda düşman bir ülkenin vatandaşlarİ dahil, Kralİn korumasİ altİndaki herkes (savaş esirleri dİşİnda), habeas corpus başvurusunda bulunabilir[59]. Habeas corpus başvurusunda bulunmayİ engellemek, mahkemeye itaatsizlik suçunu oluşturur[60].

Başvuru, başvuru makamİna dilekçe verilmek suretiyle yapİlİr. Başvuruda bulunan şahıs, kendisinin veya bir başkasİnİn hukuka aykİrİ olarak alİkonulduğunu iddia etmelidir[61]. Başvuruya, alİkoymanİn neden hukuka aykırı olduğunu açİklayan yeminli bir beyanİn eklenmesi zorunludur.

2-HABEAS CORPUS BAŞVURUSUNUN YAPILACAĞI MAKAM

Başvuru, Divisional Court of the Queen’s Bench’e yapİlİr[62]. Eğer böyle bir mahkeme o sİrada çalİşma hâlinde değilse, herhangi bir dairenin (division) tek bir hâkimine de başvurulabilir. Hatta geçerli bir nedenden dolayİ normal yollara uyulmasİ mümkün değilse, hâkimlerin evlerinde dahi habeas corpus başvurusunda bulunulabilir[63].

Hafta içi veya sonu, gündüz veya gece her saatte başvuruda bulunulmasİ mümkündür. Kalem memurlarİ habeas corpus başvurusunun yapİlacağİ nöbetçi hâkimin adİnİ ve gerektiği takdirde adresini vermek zorundadİrlar. Ancak uygulamada her zaman bu zorunluluğa uyulmamakta, başvuruda bulunmak isteyen şahİslar hâkimlere ulaşmakta çeşitli güçlüklerle karşİlaşabilmektedirler[64].

C-HABEAS CORPUS BAŞVURUSUNUN İNCELENMESİ,  İSPAT YÜKÜ VE KARAR

Yukarİda açİklandİğİ üzere, habeas corpus emrini kural olarak, kendisine başvurulmuş olan Divisional Court of the Queen’s Bench verir. Ancak cezai işlerde (özellikle tatil zamanİnda nöbetçi hâkime başvuruda bulunulmasİ hâlinde veya suçlularİn iadesi usûlü sİrasİnda) tek bir hâkimin bile habeas corpus emri vermesi mümkündür. 1960 Adaletin İdaresi Kanunu ile getirilen düzenlemeğe göre, bu hâkim emir vermeği reddedecekse, dosyayİ, Divisional mahkemeye yollamalİdİr[65].

İlk bakİşta haklİ görünen sebepler (prima facia grounds) ileri sürülmüşse, mahkeme (veya hâkim), mahpusu alİkoyan şahsa, mahkemenin huzuruna çİkarak alİkoyma sebebini ve neden habeas corpus emrinin verilmemesi gerektiğini açİklamasİnİ emreder[66]. Bu emir, bir “geçici emir” (rule nisi) şeklinde olur. Geçici emirde belirtilen tarihte, mahkemenin huzuruna çİkİlmasİ zorunludur. Alİkoyan kişinin katİlİmİyla yapİlan duruşmada, sorunun esasİ tartİşİlİr. Mahkeme, başvurunun haklİlİğİna hükmederse, geçici emir kesinleşir ve mahpusu alİkoyan kişiye, onu derhal serbest bİrakmasİnİ, aksi takdirde mahkemenin huzuruna belirtilen tarih ve yerde alİkoyma sebepleriyle birlikte çİkarmasİnİ öngören habeas corpus emri verilir[67]. Alİkonulan kişi, mahkemenin huzuruna çİkarİldİğİnda, alİkoyma için geçerli hiçbir hukuki sebep ispat edilemezse, derhal serbest bİrakİlİr. Habeas corpus emrinin verilmesinden önce geçici emir verilmesinin nedeni, hükümlü ve tutuklularİn gereksiz yere mahkeme huzuruna çİkarİlmasİnİn önlenmesidir[68]. Mahkeme eğer alİkoymanİn hukuka uygun olduğuna karar verirse, yürütme organİnİn kişiyi belirsiz süre gözaltİnda tutmasİna mâni olmak için, muhakemenin bir an önce başlamasİnİ emredecektir[69].

Mahkeme, habeas corpus emrinde uygun bir saat ve yer belirlemek zorundadİr. Duruşmalar, kural olarak çalİşma saatleri içinde ve mahkeme binalarİnda yapİlİr. Fakat yerleşik bu uygulama, mahkemenin habeas corpus incelemesi yapmasİna engel olmamalİdİr. fiartlar gerektiriyorsa, duruşma, mahkeme binasİndan farklİ bir yerde veya çalİşma saatleri dİşİnda da yapİlabilir[70].

Yukarİda da değinildiği üzere, mahkemenin vereceği kararlara uyulmamasİ ağİr bir suç olan ve para veya hapis cezasİnİ gerektiren mahkemeye itaatsizlik suçunu oluşturur. Ayrİca zarar gören şahİs, bu sebeple, tazminat davasİ açmaya da hak kazanİr[71].

Habeas corpus emrine cevap olarak, görünüşte geçerli bir mahkûmiyet hükmünün ileri sürülmesi hâlinde, başvuran şahİs, bu hükmü veren mahkemenin yargİ yetkisini aştİğİnİ veya ilâmİn sahte olduğunu ispat etmek zorundadİr. Buna karşİn, özel kişilerce alİkoyma hâllerinde veya yürütme organİ taraf˝ndan gözaltİna alma olaylarİnda, sözkonusu alİkoymalarİ hukuka uygun kİlan gerekçeleri ispat yükü, alİkoyan taraftadİr[72].

Uygulamada habeas corpus başvurularİnİn incelenmesi, konuya göre değişiklik göstermektedir. Mahkemeler, sİnİrdİşİ edilen yabancİlara veya savaş zamanİnda güvenlik gerekçeleriyle gözaltİna alİnan şüphelilere, iddialarİnİ ileri sürmeleri için çok kİsİtlİ imkân tanİmaktadİr. Büyük Britanya vatandaşlarİnİn barİş zamanİnda alİkonulmalarİnİn hukuka uygunluğu ise titizlikle denetlenmektedir[73].

D-HABEAS CORPUS BAŞVURUSUNU İZLEYEN YENİ  BAŞVURULAR YAPILMASI SORUNU VE TEMYİZ

Habeas corpus başvurusunun reddedilmesi hâlinde aynİ gerekçelerle, yeni delil olmaksİzİn ikinci bir başvuruda bulunulmasİ mümkün değildir[74]. 1960’dan önce, başvurusu başarİsİz kalmİş bir kişinin parasİ bitene veya lehinde bir karar alana dek bütün mahkemeler önünde başvurusunu yenileyebileceği düşünülürdü. Bu yanlİş uygulama, 1960’da çİkarİlan Adaletin İdaresi Kanunu ile düzeltilmiş ve aynİ gerekçelerle, farklİ bir delil olmaksİzİn yeni habeas corpus başvurularİnda bulunulamayacağİ hükme bağlanmİştİr[75].

Cezai işlerde, Divisional Mahkemenin vereceği kabul veya red kararlarİna karşİ habeas corpus başvurusu yapan veya emre cevap veren taraf, temyiz başvurusunda bulunabilir. Sözkonusu temyiz başvurusunu incelemeye yetkili makam, Birleşik Krallİğİn aynİ zamanda en yüksek yargİ mercii olan Lordlar Kamarasİ’dİr. Lordlar kamarasİna temyiz başvurusunda bulunulmasİ, Divisional Mahkemenin veya Lordlar Kamarasİnİn izin vermesiyle mümkündür. Böyle bir izin ancak, davada kamu açİsİndan önemli bir hukukî nokta bulunmasİ hâlinde verilebilir[76]. Cezai işler dİşİnda yapİlan habeas corpus başvurularİnda temyiz dilekÁesi, Temyiz Mahkemesine verilir. Bu mahkemenin kararİ ise, mahkemenin veya Lordlar Kamarasİ’nİn izin vermesi koşuluyla, Lordlar Kamarasİ’nda temyiz edilebilir.

E-İADELERİ TALEP OLUNAN KAÇAK SUÇLULARIN HABEAS CORPUS BAŞVURUSUNDA BULUNMALARI

Anglo-Sakson hukuku, suçlularİn iadesi hususunda uluslararasİ hukuktan ve uygulamadan etkilenmiştir. Bugün sözkonusu konuyla ilgili usûl, uluslararasİ antlaşmalar ve kanunlarla düzenlenmektedir[77].

Birleşik Krallİkta yürürlüğe konulmuş bir uluslararasİ antlaşma olmaksİzİn bir şahİs, yabancİ bir ülkeye iade edilemez. İade usûlü, yabancİ hükümetin Britanya Dİşişleri Bakanlİğİ’na iade talebinde bulunmasİyla işlemeğe başlar. Yabancİ hükûmet, dayandİğİ delil araçlarİnİ veya mahkûmiyet sözkonusu ise mahkeme ilâmİnİ da talebine eklemek zorundadİr. Dİşişleri Bakanlİğİ, iade talebini ve eklerini İçişleri Bakanlİğİ’na yollar. İçişleri Bakanİ, iade için şartlarİn tamam olduğuna karar verirse dosyayİ Londra’daki Baş Sulh Hâkimi’ne gönderir. Bu arada, iadesi talep olunan şahİs da gözaltİna alİnİr. İadeyi talep eden yabancİ devlet, Baş Sulh Hâkimi önünde, iadesini talep ettikleri şahsİn suçlu olduğunu ve iadenin antlaşma şartlarİna uygunluğunu, ilk bakİşta haklİ görünen sebepler ileri sürmek suretiyle ispat etmelidir. Eğer hâkim ikna olursa, sanİğİ, iade edilmek üzere tutukevine geri gönderir. Sanİğİn, onbeş gün içinde Yüksek Mahkeme’ye habeas corpus başvurusunda bulunma hakkİ vardİr[78]. Yüksek Mahkemenin kararİ ise Lordlar Kamarasİ’nda temyiz edilebilir[79].

F-AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİNDE DURUM

1-GENEL OLARAK

ABD Anayasasİ’nda habeas corpus, 9.bölümün 1.maddesinin 2.fİkrasİnda dolaylİ bir ifade tarzİyla düzenlenmiştir. Buna göre,isyan ya da istila hâllerinde, kamu güvenliği gerektirmedikçe habeas corpus emri ayrİcalİğİ askİya alİnamaz.

ABD hukukuna göre habeas corpus emrinin, ceza muhakemesi başlamadan önce, ceza muhakemesinin her safhasİnda veya temyize başvurma süresi geçtikten sonra eyalet mahkemelerince veya federal mahkemelerce verilmesi mümkündür. Sanİk, bir mahkemede başarİsİz olursa, herhangi bir zaman sİnİrİyla bağlİ olmaksİzİn bir diğeri önünde şansİnİ deneyebilir[80].

Anglo Sakson hukukunda, izinle başvurulabilen temyizden başka, mahkûmiyet sonrasİ yargİsal bir çare olmadİğİ hâlde, ABD hukukuna göre, temyiz süresi çok geçtikten veya temyizde başarİsİz olunduktan sonra bile habeas corpus başvurusunda bulunulmasİ mümkündür[81].

Genel yargİlama yetkisine sahip her mahkemenin ve tatil zamanİnda bu mahkemelerin hâkimlerinin habeas corpus emri vermesi mümkündür. Amerika Birleşik Devletleri Kongresi, Yüksek Mahkeme’yi (Supreme Court), Yüksek Mahkeme hâkimlerinden her birini ve bölge mahkemelerini yargİ çevreleri içinde habeas corpus emri vermeğe yetkili kİlmİştİr[82].

Britanya’da habeas corpus emri, merkezi bir mahkeme sistemi içinde verildiği hâlde, ABD’nde, federal devlet olmaktan kaynaklanan değişik bir sistem vardİr. Ayrİca yukarİda da değinildiği üzere ABD’nde mahkûmiyet kararlarİna karşİ da habeas corpusa başvurulabilmektedir. Mahkûmiyet kararlarİna karşİ gidilen habeas corpus emri üç farklİ görünüm arzetmektedir: Tamamen eyalet içi, tamamen federal ve eyalet-federal. Bunlardan birincisi, bir eyalet mahkemesi tarafİndan mahkûm olduktan sonra yine aynİ eyalet içinde başka bir mahkemeden habeas corpus emri almaya çalİşan eyalet mahkûmlarİyla, ikincisi, federal bir mahkeme tarafİndan mahkûm edildikten sonra başka bir federal mahkemeden habeas corpus emri talep eden federal mahkûmlarla, üçüncüsü ise bir eyalet mahkemesi tarafİndan mahkûm edildikten sonra federal bir mahkemeden habeas corpus emri almak isteyen mahkûmlarla ilgilidir[83].

Habeas corpus başvurusunda bulunulmasİndan sonra mahkeme, dilerse hukukî sorunlar hakkİndaki tartİşmalarİ dinler ya da tanİklarİn ve diğer delillerin yardİmİyla olayİ saptamak amacİyla, duruşma yapİlmasİna karar verir. Sonuç olarak, hukukî tartİşmalara, delillere ya da her ikisine birden dayanmak suretiyle sanİk hakkİndaki hükmü onaylayabilir, sanİğİ serbest bİrakabilir, yeni bir duruşma yapİlmasİnİ emredebilir veya olayİn şartlarİna uygun başka herhangi bir karar verebilir[84].

-TÜKETME ZORUNLULUĞU

Tüketme zorunluluğu, habeas corpusun gelişigüzel kullanİmİnİ önlemek amacİyla getirilmiş bir zorunluluktur. Buna göre, federal habeas corpus isteyen bir eyalet mahkûmu, eyalet içindeki bütün yargİsal çareleri, eyaletin en yüksek mahkemesine yapİlmİş olan temyiz başvurusu da dahil olmak üzere, tükettiğini veya geçerli bir mazeret nedeniyle bu yollara başvuramadİğİnİ ispat etmek zorundadİr. Ayrİca Birleşik Devletler Yüksek Mahkemesi’nin de dosyayİ incelemeyi reddetmiş olmasİ gereklidir[85].

Tüketme zorunluluğu, başlangİçta, Birleşik Devletler Yüksek Mahkemesinin bir içtihadİ iken daha sonra Kongre tarafİndan da benimsenmiştir. Ancak son içtihatlara göre, bütün yollarİn tüketilmemiş olmasİ, başvurunun mahkeme tarafİndan incelenmeğe değer görülmesi şartİyla, dosyanİn incelenmesini mutlak olarak engellememektedir[86].

IV- HABEAS CORPUS BAŞVURUSU SONUCUNDA SERBEST KALAN KİŞİNİN HAKLARI

Habeas corpus başvurusu üzerine serbest kalan kişi, kendisini alİkoymaktan sorumlu olanlara karşİ haksİz fiil davasİ açmak suretiyle tazminat alabilir. Tazminat davasİ, kamu görevlileri, polis memurlarİ akİl hastanesi ve yetimhane gibi yerlerin yöneticileri başta olmak üzere alİkoymaktan sorumlu herkese karşİ açİlabilir.Tazminat davasİnİn yanİ sİra bu kişilere karşİ cezai takibat da yaptİrİlabilir. Zaten kişi hürriyetinin temel koruyucularİndan biri de, caydİrİcİ özelliği sayesinde, ceza hukukudur[87].

Habeas corpus başvurusu reddedilen kişi, başvuruda bulunduğu andaki alİkonulmasİ hukuka aykİrİ ise, sonradan mahkûm olsa bile cüz’i bir tazminat alabilir[88].

1679 Habeas Corpus Kanunu’nun hâlen yürürlükte olan hükümlerine göre, hatalİ veya kasİtlİ olarak habeas corpus emri vermeği reddeden hâkimler beş yüz İngiliz Sterlini ceza ödemeye mahkûm edilirler. Bu para, zarar gören şahsa ödenir[89].

V-HABEAS CORPUS HAKKININ ASKIYA ALINMASI

A-GENEL OLARAK

Olağanüstü durumlar, yürütme organİna daha fazla yetkiler verilmesini gerektirir. Böyle zamanlarda yargİsal denetim tarafİndan yürütme organİnİn işlemlerine uygulanan sİnİrlamalar ise yürütmenin ülkedeki kargaşa ile gerektiği gibi mücadele etmesini ve düzenin tekrar sağlanmasİnİ zorlaştİrabilir. Bu nedenle, ülke güvenliğini tehdit eden olağanüstü durumlarla karşİlaşİldİğİnda, habeas corpus başvurusunda bulunma hakkİnİn askİya alİnmasİ gündeme gelmektedir.

Habeas corpus Britanya’da, Parlamento tarafİndan çİkarİlan bir yİl süreli kanunlarla çeşitli defalar askİya alİnmİş, böylelikle vatan hainliği ve diğer bazİ belirli suçlarla itham edilenlerin habeas corpus başvurusunda bulunmalarİ olağanüstü durum devam ettiği sürece engellenmiştir. Ayrİca savaş zamanlarİnda düşman devlet vatandaşlarİnİn veya güvenlik nedeniyle şüphelenilen kişilerin alİkonulmalarİ ile ilgili özel hükümler vardİr[90].

ABD’nde habeas corpus hakkİnİn askİya alİnmasİ, doğrudan anayasa tarafİndan düzenlenmiştir. “Kongre’ye Yasaklanan Yetkiler” kenar başlİğİnİ taşİyan 9.bölümün 1.maddesinin 2. fİkrasİna göre, isyan ve istila hâlleri dİşİnda, habeas corpus hakkİ askİya alİnamaz. Ancak ülkede isyan veya istila gibi olağanüstü bir durumun varlİğİ, habeas corpus hakkİnİn askİya alİnmasİ için yeterli değildir. Söz konusu durumlarda bu hakkİn askİya alİnmasİnİ, kamu güvenliği zorunlu kİlmalİdİr. Demek oluyor ki olağanüstü durumla başa çİkmak için zorunlu değilse, habeas corpus hakkİ askİya alİnamayacaktİr. Anayasada habeas corpusu hangi organİn askİya alma yetkisine sahip olduğu belirtilmemiş, 1863’te çİkarİlan bir Kanunla bu yetkinin ABD başkanİ tarafİndan kullanİlabileceği hükmü getirilmiştir.

B-BİRİNCİ DÜNYA SAVAfiI ÖNCESİ

Birinci Dünya Savaşİ’ndan önce, Britanya’da, millî tehlikelerle karşİlaşİldİğİnda, doğrudan habeas corpusu askİya alan “askİya alma” kanunlarİ çİkarİlmİştİr. Bu kanunlarla, vatan hainliği veya diğer bazİ belli suçlarla suçlanan kişilerin habeas corpus başvurusunda bulunarak, şartsİz olarak veya kefaletle serbest bİrakİlmayİ sağlamalarİ önlenmiştir.

Askİya alma sadece belli suçlar için belli kanunî yollarİ kapsadİğİ, buna karşİn hukuka aykİrİlİklarİ meşrulaştİrmadİğİ için olağanüstü durum sona erdikten sonra, bu süre içinde habeas corpus hakkİndan istifade ettirilmemiş herkes haksİz tutuklama veya kötüniyetli ceza davasİ sebebiyle tazminat davasİ açabilir. Ancak bazen, olağanüstü dönemin sonunda çİkarİlan “sorumluluktan muaf tutma kanunlarİ” ile, memurlarİn açİlacak tazminat davalarİna karşİ korunmalarİ sağlanmİştİr[91].

C-BİRİNCİ VE İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI DÖNEMLERİ

Birinci ve İkinci Dünya Savaşİ dönemlerinde habeas corpus hakkİ açİkça askİya alİnmamİştİr. Ancak, İçişleri Bakanİ’na, düşman devlet asİllİ şahİslarİ ve şüphelileri gözaltİna aldİrma yetkisi veren kanunî düzenlemelerin mahkemeler tarafİndan çok geniş yorumlanmasİ suretiyle, gözaltİna alİnan şahİslarİn habeas corpus yoluyla hürriyetlerini kazanmalarİ imkânİ son derece kİsİtlİ tutulmuştur.

1914-1915 yİllarİ arasİnda uygulanan “Krallİğİn Savunulmasİ Kanunu”, yürütme organİnİ, kamu güvenliğinin sağlanmasİ ve Krallİğİn savunulmasİ amacİyla gerekli düzenlemeleri yapmakla yetkilendirmiştir. Mahkemeler, bu kanunla yürütme organİna, yargİlama olmaksİzİn kişileri hapse atma yetkisinin verildiğine hükmetmişlerdir. 1939’da çİkarİlan “Olağanüstü Hâl Yetkileri Kanunu”, yürütme organİna daha da geniş yetkiler vermiştir. Yürütme organİnİn bu kanuna dayanarak yaptİğİ kişi hürriyetini en çok sİnİrlayan düzenleme, “Tüzük 18-B”dir. Tüzük 18-B’ye göre İçişleri Bakanİ belirli kategorilere giren şüphelilerden olduğuna inandİğİ kişileri gözaltİna aldİrabilirdi. Gözaltİna alİnan kişiler, İçişleri Bakanİ tarafİndan atanmİş olan bir “tavsiye komitesi”ne itiraz edebilirlerdi. İçişleri Bakanİ parlamentoya, her ay gözaltİna alİnanlarİn ve tavsiye komitesinin tavsiyelerini dinlemediği olaylarİn sayİsİnİ bildirmekle yükümlüydü. Gözaltİna alİnan şahİslar habeas corpus başvurusunda bulunabilirlerdi ama serbest bİrakİlma şanslarİ son derece azdİ. Çünkü Lordlar Kamarasİ, güvenlik gerekleriyle delil araçlarİnİn ileri sürülememesi nedeniyle, gözaltİna almalarİn mahkemeler tarafİndan denetlenemeyeceğine karar vermişti. Gözaltİna alma gerekçelerinin İçişleri Bakanİna göre geçerli ve mantİklİ olmasİ yeterliydi. Mahkemeler, İçişleri Bakanİnİn neden bu şekilde düşündüğünü, açİk bir kötüniyet hâli veya yanlİş kişinin gözaltİna alİnmİş olmasİ dİşİnda araştİramİyorlardİ[92].

D-TERÖRİZMİN ÖNLENMESİ AMACIYLA ÇIKARILAN KANUNLAR

İngiltere’de, Birmingham’da meydana gelen terör amaçlİ bombalama olaylarİndan sonra, 1974 yİlİnda “Terörizmin Önlenmesi Kanunu Geçici Hükümler” adİyla çİkarİlan bir kanunla, yürütme organİna terörizmin önlenmesi için geniş yetkiler verilmiştir. 1976 yİlİnda bu kanunu temel alan yeni bir “Terörizmin Önlenmesi Kanunu Geçici Hükümler” çİkarİlmİştİr. Bu kanun, polise, terör suçlusu olduğundan şüphelendiği kişileri başlangİç olarak kİrk sekiz saat gözaltİnda tutma yetkisi vermiştir. Süre, İçişleri Bakanİ veya Kuzey İrlanda’dan sorumlu devlet bakanİnİn izniyle beş gün daha uzatİlabilir. Polis bu süre zarfİnda, gözaltİna aldİğİ şahsİ hiç bir suçla itham etmek veya hâkim önüne çİkarmak zorunda değildir[93]. Belirtmek gerekir ki, gözaltİ süresinin uzatİlmasİnda izinleri gereken bakanlar, polisten bu yönde gelen istekleri hemen hemen hiç geri çevirmemişlerdir[94].

Krallİk, bu kanunlar nedeniyle Avrupa İnsan Haklarİ Divanİ’na şikâyet edilmiştir. Divan, 1988’de oyçokluğuyla verdiği kararİnda toplam yedi güne kadar hâkim kararİ olmaksİzİn gözaltİnda tutabilme yetkisinin Avrupa İnsan Haklarİ Sözleşmesine aykİrİ olduğuna, sürenin en çok dört gün olabileceğine hükmetmiştir. Ancak Birleşik Krallİk, Terörizmin Önlenmesi Kanunu hakkİnda Divan’İn verdiği karara uymamİştİr. 1989 yİlİnda çİkarİlan yeni Terörizmin Önlenmesi Kanunu Geçici Hükümler’de yedi günlük süre korunmuştur. Fakat dört günden sonra dosyanİn sulh hâkimince incelenebilmesi imkânİ getirilmiştir[95].

Kanunlara, “geçici hükümler” ibaresinin eklenmesi, bunlarİ kuşkusuz “geçici” yapmamaktadİr. 1974 yİlİndan günümüze kadar, çeşitli değişikliklere uğramİş olsalar bile yürürlükte kalmalarİ, habeas corpus hakkİnİ büyük ölçüde kİsİtlayan bu kanunlarİn, kalİcİ olduğunu göstermektedir.

VI-HABEAS CORPUS KURUMUNA YÖNELTİLEN ELEŞTİRİLER

Habeas corpus kurumu Britanya’da ciddi bir eleştiriye uğramamaktadİr. Kurumun asİl eleştirildiği yer Amerika Birleşik Devletleri’dir. ABD’nde habeas corpusa, muhakemeyi uzatmak amacİyla giderek daha çok başvuruluyor olmasİ,[96] adaletin yerine getirilmesini güçleştirmekte, bu da kurumun ağİr şekilde eleştirilmesine yol açmaktadİr[97]. Sanİğİn bir mahkemede başarİsİz olmasİ durumunda herhangi bir zaman sİnİrİ olmaksİzİn bir diğerinde başvurusunu yenileyebilmesi, her başarİsİzlİğİn yeni müracaatlara zemin hazİrlamasİna neden olmaktadİr. Kaybedilecek çok az şeye karşİlİk hürriyet kazanma umudu olduğu için mahkûmlar giderek artan oranlarda habeas corpus dilekçeleri vermektedir. Başvurularİn sadece küçük bir yüzdesinin başarİ kazanmasİ, eleştirileri daha da arttİrmaktadİr[98].

Özellikle federal mahkemelerin eyaletlere verdiği habeas corpus emirleri, sistemin en çok eleştiri çeken yönüdür. Sistem, paralel mahkemelerin aynİ gerekçelere dayanarak farklİ hükümler vermesine yol açtİğİ için de çok eleştirilmektedir. Sistemi eleştirenler, bu durumun adaletin yerine gelmesini engellediğini ve habeas corpus kurumunu, deyim yerindeyse, ucuzlattİğİnİ ileri sürmektedirler. Eleştirilerden etkilenen yargİ organlarİ da habeas corpusun kullanİmİnİ bir ölçüde sİnİrlamaya çalİşmaktadİr.

Sistemi eleştirenler olduğu gibi, destekleyenler de bulunmaktadİr. Bunlara göre adaletin gecikmesi, anayasal haklarİn ve demokratik güvencelerin tam olarak yerine getirilmesi için toplumun ödemesi gerekli bir bedeldir. Kaldİ ki farklİ mahkemelerin, sistemi eleştirenlerin iddia ettikleri gibi aynİ gerekçelerle değişik sonuçlara ulaştİklarİ da her zaman doğru değildir. Olaylara farklİ görüş açİlarİyla bakİlmasİ, farklİ gerçeklerin ortaya çİkarİlmasİnİ sağlayabilir. Demokratik bir devletin yargİ sisteminde bile adlî hatalara rastlanmasİ mümkündür. Bunlarİn bir kİsmİ uzun ve yorucu mücadeleler sonucu düzeltilebilir, bazİlarİ ise hiç bir zaman gün İşİğİna çİkmazlar. Gerçekten de habeas corpus kurumu, masum kişilerin sonunda aklanarak serbest bİrakİlmalarİnİ sağladİğİ için adalete büyük hizmet vermektedir[99].

SONUÇ

Habeas corpus, hukuka aykİrİ hürriyet kİsİtlamalarİna karşİ Anglo Sakson hukuku tarafİndan geliştirilmiş son derece etkili bir kurumdur. Mahkeme, habeas corpus emrinde, kişinin hürriyeti üzerindeki kİsİtlanmanİn derhal kaldİrİlmasİnİ, aksi hâlde kİsİtlama sebeplerinin sunulmasİnİ ve kişinin kendi huzuruna çİkarİlmasİnİ öngörmektedir. Habeas corpus usûlünün işlemeye başlamasİ için başvuran şahsİn, mahkemeyi, kİsİtlamanİn hukuka aykİrİ olma ihtimalinin bulunduğuna iknâ etmesi gereklidir. Mahkeme iknâ olduğu takdirde habeas corpus emri verecek, hukuka aykİrİ olarak hürriyeti kİsİtlandİğİ iddia edilen kişinin hürriyeti üzerindeki kİsİtlamalar derhal kaldİrİlmadİğİ takdirde, bu kişi, kİsİtlama gerekçesiyle birlikte, kİsİtlayan kişi tarafİndan mahkemenin huzuruna çİkarİlacaktİr. Mahkeme, kİsİtlamanİn hukuka aykİrİ olduğuna hükmederse, sözkonusu şahsİn derhal serbest bİrakİlmasİnİ, hukuka uygun olduğuna karar vermesi durumunda ise bir an önce muhakemenin başlamasİnİ emredecektir.

Habeas corpus emri, bir başkasİnİn kişi hürriyetini haksİz olarak kİsİtladİğİ iddia olunan herkese karşİ verilebilir. Bunlar özel kişiler veya devlet memurlarİ olabilirler. Ancak kuşkusuz uygulamada emir, en çok yürütme organİnİn alİkoymalarİna karşİ kullanİlmaktadİr.

Habeas corpus kurumunda usûl, basit, süratli ve etkilidir. Başkasİnİ alİkoyan kişiler, alİkoyduklarİ şahsİn başvuruda bulunmasİna, hukuka aykİrİ olsa da, izin vermeyebilirler. Bu nedenle alİkonulan şahsİn yerine herhangi bir kimsenin de habeas corpus başvurusunda bulunabilir olmasİ önemli bir güvencedir. Mahkemenin verdiği emirlere uyulmamasİ, “mahkemeye itaatsizlik suçu”nu oluşturur. Habeas corpus kurumu, başkalarİnİn kişi hürriyetini hukuka aykİrİ olarak kİsİtlayanlara karşİ herhangi bir cezai müeyyide getirmemektedir. Ancak habeas corpus emri sonucunda serbest kalan kişiler, ihlâl edilen haklarİnİ aramakta ve haksİz olarak hürriyetlerini kİsİtlayanlara karşİ cezai takibat yapİlmasİnİ istemekte serbesttirler.

Kİta Avrupasİ hukukunda, habeas corpus kurumuyla mukayese edilebilecek bir kurum bulunmamaktadİr. Buna karşİn habeas corpus kurumunun temelinde yer alan, kişi hürriyetinin özellikle idare tarafİndan keyfî bir şekilde kİsİtlanmasİnİn önlenmesi düşüncesi, Kİta Avrupasİnda da etkili olmuş ve burada temel hak ve hürriyetler, anayasa ve kanun metinlerinde formüle edilmek suretiyle güvence altİna alİnmİşlardİr. Öyleyse, Anglo Sakson veya Anglo Amerikan hukuklarİnda habeas corpus adİyla anİlan bir kurumun bulunmasİ, kişi hürriyetini korumada, sayİlan hukuk düzenlerinin, Kİta Avrupasİ hukukundan daha üstün olduklarİnİ göstermez. Kİta Avrupasİ hukuku da, kişi hürriyetini korumada tutarlİ ve etkili bir sisteme sahiptir. Elbette temel sorun, haklarİn ve güvencelerin sadece kağİt üzerinde kalmayarak hayata geçirilmesidir. Bu açİdan bakİldİğİnda, kişi hürriyetinin etkin bir şekilde korunmasİ konusunda, Anglo Sakson veya Anglo Amerikan hukuku ile Kİta Avrupasİ hukuku arasİnda bir tercih yapİlamaz. Kuşkusuz asİl belirleyici etken, bir devletin, hangi hukuk sistemini benimserse benimsesin, demokratik olup olmadİğİdİr.



* A.Ü. Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilimdalİ Araştİrma Görevlisi

[1]Bu konuda bkz. Feyyaz Gölcüklü, Şeref Gözübüyük, Avrupa İnsan Haklarİ Sözleşmesi ve Uygulamasİ, Ankara 1994, s. 222 vd.

[2]Bernard F.Cataldo, Frederick G. Kempin,Jr., John M Stockton, Charles M.Weber, Introduction to Law and Legal Process, New York 1973, s. 202.

[3]Cataldo/Kempin/Stockton/Weber, s. 202.

[4]T.C. Anayasasİnİn 19/8. maddesine göre her ne sebeple olursa olsun hürriyeti kİsİtlanan kişi bu kİsİtlamalarİn kanuna aykİrİlİğİ hâlinde hemen serbest bİrakİlmasİnİ sağlamak amacİyla yetkili bir yargİ merciine başvurma hakkİna sahiptir. 1982 Anayasasİ Komisyonunun hazİrladİğİ Anayasa tasarİsİnİn gerekçesinde bu husus, “habeas corpus güvencesi” olarak ifade edilmiştir. Aşağİda görüleceği üzere habeas corpus, itiraz kanun yolu güvencesini de içeren ama ondan çok daha geniş olan bir kurumdur.

Avrupa İnsan Haklarİ Sözleşmesi’nin 5/4. maddesi (Gölcüklü/Gözübüyük, s. 340) uyarİnca, “Yakalanmasİ veya tevkif sebebiyle hürriyetinden mahrum bİrakİlan her şahİs hürriyeti tahdidin kanuna uygunluğu hakkİnda kİsa bir zamanda karar vermesi ve keyfiyet kanuna aykİrİ görüldüğü takdirde tahliyesini emretmesi için bir mahkemeye itiraz eylemek hakkİnİ haizdir”. Gölcüklü/Gözübüyük’e göre “Bu fİkra, hukuk dilinde habeas corpus olarak adlandİrİlan güvenceyi içeriyor. Bu hüküm uyarİnca tutulan kişi hürriyeti sİnİrlama işleminin kanuna uygun olarak yapİlİp yapİlmadİğİnİ, kİsa sürede, bir mahkemeye inceletmek; aykİrİlİk durumunda, salİverilmesini sağlamak hakkİna sahip kİlİnmİştİr” (Gölcüklü/Gözübüyük, ss. 194-195). Biz ise bu çalİşmada “habeas corpus”u, Anglo Sakson ve Anglo Amerikan hukuklarİnİn bir kurumu olarak ele alİp inceleyeceğiz. Kİta Avrupasİ’nda veya uluslararasİ sözleşmelerde “habea corpus” hakkİ veya güvencesi olarak öngörülen düzenlemelerin, Anglo Sakson habeas corpusundan etkilenmekle birlikte, özellikle kapsam itibariyle daha dar olduğunu tekrar ifade etmek istiyoruz.

CMUK’nun 18.11.1992 gün ve 3842 sayİlİ Kanunla değişik 128. maddesinin 4. fİkrasİna göre “Yakalama süresinin uzatİlmasİna ilişkin Cumhuriyet Savcİsİnİn yazİlİ emrine veya yakalama işlemine karşİ, yakalanan kişi veya müdafii veya kanuni mümessili veya birinci veya ikinci derecede kan hİsİmİ veya eşi hemen serbest bİrakİlmayİ sağlamak için sulh hakimine başvurabilirler.” Hürriyeti kİsİtlanmİş kişilerin yakİnlarİnİn da, bu kİsİtlamanİn hukuka uygunluğunu hâkime denetlettirebilmeleri kuşkusuz çok önemli bir düzenlemedir ( Erdener Yurtcan, CMUK Ceza Yargİlamasİ Hukuku 1992 Değişiklikleri, İstanbul 1993, s. 23) ve aşağİda görüleceği üzere habeas corpus kurumu içerisinde yer almaktadİr.

[5]Bkz. Pendleton Howard, “Habeas Corpus,” Encyclopædia of the Social Sciences, Volume Seven, USA 1957, ss. 235-236.

[6]S.B.Chrimes, English Constitutional History, London 1953, s. 64.

[7]Howard, s. 236.

[8]E.C.S. Wade, G.Godfrey Phillips, Constitutional Law, Great Britain 1952, s. 355.

[9]Levenson Grant, Patricia Hewitt, Christine Jackson, Howard Levenson, Civil Liberty, Middlesex 1978, s. 53.

[10]S.A. de Smith, Constitutional and Administrative Law, London 1978, s. 452.

[11]Howard, s. 233.

[12]Wade/Phillips, s. 342.

[13]Smith, ss. 452, 549; Grant/Hewitt/Jackson/Levenson, s. 53.

[14]H.G. Handbury, English Courts of Law, Great Britain 1944, s. 101 ; Lynda Banks, Constitutional Law in a Nutshell, London 1981, s. 56.

[15]D.C.M. Yardley, Introduction to British Constitutional Law, Great Britain 1990, ss. 103-104; O.W. Hart, Introduction to the Law of Local Government and Administration, London 1946, s. 385. Ayrİca bkz. aşağİda, I, C.

[16]Wade/Phillips, s.342 ; Chrimes, s. 61.

[17]Wade/Phillips, s. 347.

[18]Cataldo/Kempin/Stockton/Weber, s. 136 ; Grant/Hewitt/Jackson/Levenson, s. 53; Banks, s. 56.

[19]Chrimes, s. 61.

[20]Howard, s. 233; Habeas corpus emri zaman içerisinde, habeas corpus ad deliberendum et recipiendum, habeas corpus ad faciendum et recipiendum, habeas corpus ad prosequendum, habeas corpus ad respondendum, habeas corpus ad satisfaciendum gibi çeşitli biçimlere sahip olduğu hâlde günümüzde habeas corpus emrinden, genellikle habeas corpus ad subjiciendum anlaşİlmaktadİr (Howard, ss. 233-234). Habeas corpus emrinin artİk büyük ölçüde sadece tarihsel önemi olan bu çeşitlerinin tanİmlarİ için bkz. Henry Campbell Black, Black’s Law Dictionary, USA 1979, ss. 638-639.

[21]Howard, age., s. 233.

[22]Wade/Phillips, s.130.

[23]David Pollard, David Hughes, Constitutional and Administrative Law Text & Materials, London 1990, s. 413.

[24]Cataldo/Kempin/Stockton/Weber, s.136; Grant/Hewitt/Jackson/Levenson, s. 53; Howard, s. 235.

[25] Chrimes, s.61 ; Wade/Phillips, s. 346.

[26]Wade/Phillips, s. 346 ; Grant/Hewitt/Jackson/Levenson, s. 55.

[27]Grant/Hewitt/Jackson/Levenson, s. 54.

[28]İçişleri bakanİ yabancİ olduğu zannİyla bir Britanya vatandaşİnİn sİnİrdİşİ edilmesini emretmişse bu kişi habeas corpus müessesi sayesinde tabiyetinin tesbit edilmesini sağlayabilir. Bundan başka, mahkemeler sİnİrdİşİ etme emirlerinin kötüniyet olmaksİzİn verilip verilmediğini de denetleyebilmektedir (Wade/Phillips, s. 188).

[29]Smith, s. 454 ; Banks, s. 57.

[30]Biri mutlaka psikiyatİr olmasİ gerekli iki doktor, müştereken, hastanİn yirmi sekiz günden bir yİla kadar bir akİl hastanesinde zorunlu olarak alİkonulmasİna karar verebilir. Kanuna göre bu durumda, habeas corpus başvurusu yerine Akİl Sağlİğİ Tribünü’ne itirazda bulunulabilir (Smith, s.104 ve dipnot 19).

[31]ABD’nde, kesin hükümden sonra eyalet mahkûmlarİnİn ve federal mahkûmlarİn başvurabileceği başka kanun yollarİ da bulunmaktadİr. Bu kanun yollarİ ve kesin hükme karşİ başvurulan bir yol olarak habeas corpus hakkİnda geniş bilgi için bkz. Jerold H. Israel, Wayne R. LaFave, Criminal Procedure in a Nutshell, Minnesota 1980.

[32]Cataldo/Kempin/Stockton/Weber, s. 202.

[33]Cataldo/Kempin/Stockton/Weber, s. 136.

[34]Howard s. 233.

[35]Smith,ss. 452-453 ; Wade/Phillips, s. 346.

[36]Howard, s. 234.

[37]Banks, s. 56; Howard, s. 233.

[38]Smith, ss. 452-453.

[39]Smith, ss. 452-453.

[40] Wade/Phillips, ss. 131, 347. Darnel olay˝na kadar, mahkemenin vermiş olduğu habeas corpus emrine cevap olarak, alİkoyan şahsİn, bu alİkoymanİn Kralİn özel emri üzerine yapİldİğİnİ beyan etmesi yeterli kabul ediliyordu. Darnel olayİnda ise bu yetki Parlamentonun rİzasİ olmaksİzİn konulmuş bir verginin uyulanmasİ amacİyla kullanİlmİş ve Parlamentonun vergilendirme yetkisi ile Kralİn sebep göstermeksizin tutuklama yetkisi karşİ karşİya gelmiştir. Sonuç olarak 1628 Haklar Dilekçesi ile Kralİn keyfi ve sebepsiz hapsetme yetkisi hukuka aykİrİ ilan edilmiştir (Wade/Phillips, s.131). 1640’da da gizliliği, keyfiliği ve zulmüyle ünlü, doğrudan Kral’a bağlİ çalİşan Star Chamber adlİ mahkeme kaldİrİlmİş, böylelikle bu mahkemenin keyfi ve sorumsuz tutuklamalarİna son verilmiştir (Wade/Phillips, s. 347).

[41]Wade/Phillips, s. 347.

[42]Wade/Phillips, s. 57.

[43] 1679 Kanunu habeas corpus emrini vermeği haksİz olarak reddeden hâkimlere ağİr para cezasİ verilmesini öngören hükümleri, bugün hâlâ yürürlüktedir (Smith, s. 452 dipnot72).

[44]Smith, age., ss. 452-453.

[45]Howard, age., s. 234.

[46]Wade/Phillips, s. 347.

[47]Smith,ss. 452-453; Wade/Phillips, s. 347; Howard, s. 234.

[48] Köleliğin meşru olduğu bir yerden İngiltere’ye getirilen Somersett, sahibine karşİ habeas corpus başvurusunda bulunmuş ve mahkeme, köleliğin kanun dİşİ olduğuna karar vermiştir (Smith, s.454 dipnot 88).

[49]Wade/Phillips, s.347.

[50]Smith, s. 455.

[51]Smith, s. 453.

[52]Howard, s.234.

[53]Bu suç hakkİnda bkz. Şükrü Alpaslan, “Anglo-Amerikan Hukukunda Mahkemeye Saygİsİzlİk Suçu ve Türk Hukukundaki Durum”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuasİ, cilt XL, sayİ 1-4, s. 243 vd.

[54]Koloni şeklinde bir protectorateye ise habeas corpus emri gönderilebilir. Geniş bilgi için bkz. Smith, s.456; Wade/Phillips, s. 343.

[55]Smith, s. 454. Ancak ABD’nde durum daha değişiktir (bkz. aşağİda III, F).

[56]Smith, s. 453 ; Grant/Hewitt/Jackson/Levenson, s. 54 ; Banks, s. 57.

[57]Wade/Phillips, s. 343 ; Chrimes , s. 61.

[58]Handbury, s. 102.

[59]Wade/Phillips, s. 342.

[60]Handbury, s. 102.

[61]Yardley, s. 104.

[62]Tacİn sahibinin kraliçe değil de kral olmasİ hâlinde, kurumlarİn adİnda kullanİlan “kraliçe” (queen) kelimesi. “kral” (king) ile değiştirilecektir.

[63]Smith, s.453 ; Wade/Phillips, s. 343 ; Grant/Hewitt/Jackson/Levenson, s. 54 ; Chrimes, s. 61 ; Banks, s. 56.

[64] Grant/Hewitt/Jackson/Levenson, s. 54.

[65]Smith, s. 455 ; Yardley, ss. 104-105 ; Chrimes, s. 61.

[66]Chrimes, s. 61.

[66] Aşağİdaki temyiz mahkemesi kararİ (bkz. Wade/Phillips, ss. 343-344), habeas corpus emrinin uygulamasİnİ göstermesi açİsİndan ilginçtir:

“13 Nisan 1923 : Art O’Brien’İn yeminli ifadesinin ve diğer delillerin okunmasİndan sonra Art O’Brien’İn, hakkİnda mahkememizin vereceği kararlarİ dinlemek ve boyun eğmek üzere Londra’da bulunan Kraliyet Adalet Mahkemeleri’ndeki bu mahkemenin huzuruna çİkarİlmasİnİ sağlamak maksadİyla neden bir habeas corpus emri verilmemesi gerektiğinin 23 Nisan pazartesi günü açİklanmasİ, Majestelerinin İçişleri bakanİna emredilmiştir.

9 Mayİs 1923 : Majestelerinin İçişleri bakanİnİn vekili Sayİn Başsavcİnİn ve Art O’Brien’İn vekili Bay Hastings’in yeminli beyanlarİ okunduktan sonra, Majestelerinin İçişleri bakanİna ,Art O’Brien’İ, bu mahkemenin hakkİnda vereceği kararlarİ dinlemek ve boyun eğmek üzere mahkemenin huzuruna çİkarmasİ için habeas corpus emri verilmesine hükmedildi.”

[68]Wade/Phillips, s. 343 ; Chrimes, s. 61. ; Smith, s. 453 ; Yardley, s. 104.

[69]Chrimes, s. 61.

[70]William A. Robson, Justice and Administrative Law, London 1951, s. 75.

[71]Wade/Phillips, s. 346.

[72]Smith, s. 453 ; Banks, s. 57.

[73]Smith, s. 454.

[74]Yardley, ss. 104-105.

[75]Smith, s. 455. Hapis cezasİna mahkûm olan ve başarİsİz bir temyiz girişiminde bulunan Hastings adlİ mahkûm, birbirini izleyen başvurularİn mümkün olduğu inancİyla mahkûmiyetinin hukuka aykİrİ ve geçersiz olduğunu ileri sürerek habeas corpus başvurusunda bulunmuş ama Divisional Court of the Queen’s Bench Division başvuruyu reddetmiştir. Hastings, başvurusunu önce Divisional Court of the Queen’s Bench’in başka bir dairesinde (division) sonra da Divisional Court of the Chancery Division’da yenilemiş, ancak sonuçta bütün bu mahkemelerin tek bir Yüksek Mahkemenin parçalarİ olduğuna ve birbirini izleyen başvurulara imkân veren bir kural olsa bile, bununla farklİ yargİçlarİn değil farklİ mahkemelerin kastedildiğine karar verilmiştir (Smith, s. 455).

[76]Yardley, ss. 104-105 ; Smith, s. 456.

[77]Smith, ss. 427-430.

[78] Wade/Phillips, s. 191.

[79]Smith, ss. 427-428.

[80]Cataldo/Kempin/Stockton/Weber, s. 136.

[81]Cataldo/Kempin/Stockton/Weber, ss. 203-204.

[82]Cataldo/Kempin/Stockton/Weber, s. 202 dipnot 37; Howard s. 235.

[83]Cataldo/Kempin/Stockton/Weber, ss. 202-203.

[84]Cataldo/Kempin/Stockton/Weber, s. 136.

[85]Cataldo/Kempin/Stockton/Weber,s. 203.

[86] Konuyla ilgili örnek bir olay (Cataldo/Kempin/Stockton/Weber, s. 203) : 1942’de Bonino, Caminito ve Noia, New York (N.Y.) Mahkemesi’nde, imzalİ ikrar ifadelerine binaen yargİlanİrlar ve birinci dereceden cinayet suçuyla ömür boyu hapis cezasİna mahkûm olurlar. Bonino ve Caminito önce Appellate Divisiona, sonra da New York Temyiz Mahkemesi’ne temyiz müracaatİnda bulunurlar ama her iki makam da temyiz davalarİnİ reddeder. 1947’de Bonino, N.Y. Temyiz Mahkemesi’ne muhakemenin iadesi talebinde bulunur, fakat talebi reddedilir. Bonino’nun Birleşik Devletler Yüksek Mahkemesi’ne yapmİş olduğu dosyanİn yeniden incelenmesi başvurusu da kabul görmez. 1948 ve 1954’te Caminito da muhakemenin iadesi ve dosyanİn yeniden incelenmesi taleplerinde bulunur ama başarİ sağlayamaz. Bonino ve Caminito yargİlanmalarİ esnasİnda ve daha sonraki aşamalarda, mahkûmiyetlerine sebep olan ikrar ifadelerinin baskİ altİnda alİndİğİnİ iddia etmişlerdir. 1955’te Caminito bu iddiasİnİ en yakİndaki Federal Mahkeme’ye yaptİğİ habeas corpus başvurusunda yeniler ama mahkeme talebini geri çevirir. Federal Temyiz Mahkemesi İkinci Daire, temyiz davasİnİ reddeder, Birleşik Devletler Yüksek Mahkemesi de dosyanİn yeniden incelenmesi talebini kabul etmez. Ancak başarİsİzlİklardan yİlmayan Caminito, federal habeas corpus için müracaat ettiği bir federal mahkemeden sonunda lehinde bir hüküm elde etmeyi başarİr. Bu federal mahkeme, N.Y. eyaletine Caminito’yu derhal serbest bİrakmasİnİ veya ikrar ifadesi olmaksİzİn yeni bir yargİlama yapmasİnİ emreder. İkrar ifadesine başvurulmaksİzİn yapİlan yargİlama neticesinde mahkûmiyet hükmü bozulur ve Caminito serbest bİrakİlİr. Bunun üzerine Bonino da N.Y. Temyiz Mahkemesi’ne muhakemenin iadesi başvurusunda bulunur. Mahkeme, Bonino’nun Caminito ile aynİ muameleye maruz kalabilmesi için ikrar ifadesi olmaksİzİn yeniden yargİlanmasİna karar verir ve bu yargİlama neticesinde Bonino da berbest kalİr. Noia, mahkemede avukat tarafİndan müdafaa edilmiş olmasİna ve temyiz hakkİndan haberdar olmasİna rağmen mahkûmiyet hükmünü temyiz etmemiştir. Arkadaşlarİnİn kazanmİş olduğu zaferden cesaretlenen Noia da, serbest bİrakİlmasİnİ sağlamak için hareket geçer. Ama Appellate Division’İ ve N.Y. Temyiz Mahkemesi, temyiz süresenin çoktan sona ermiş olduğu gerekçesiyle başvurularİ reddeder. Birleşik Devletler Yüksek Mahkemesi de dosyanİn yeniden incelenmesi istemini kabul etmez. Bunun üzerine Noia, en yakİndaki Federal Mahkeme’ye habeas corpus başvurusunda bulunur. Fakat bu mahkeme Noia’nİn başvurusunu, bir zamanlar mümkün olan bütün yargİsal çarelerin tüketilmemiş olduğu gerekçesiyle reddeder. Noia Federal Temyiz Mahkemesi’ne başvurur.Federal Temyiz Mahkemesi İkinci Dairesi kararİ bozar ve Noia’ya ikrar ifadesi olmaksİzİn yeniden yargİlanma hakkİ tanİr. 1963’te de Birleşik Devletler Yüksek Mahkemesi, Federal Temyiz Mahkemesi’nin kararİnİ onar. Böylelikle Noia, mahkûmiyetinden yirmi bir sene sonra, habeas corpus sayesinde hürriyetine kavuşmuş olur.

[87]Smith, s. 456.

[88]Wade/Phillips, s. 342 ; Handbury, s. 102.

[89]Smith, s. 360.

[90]Smith , s. 456 ; Chrimes, s. 61; Wade/Phillips, s. 354 ; Howard, s. 235.

[91]Wade/Phillips, s. 355.

[92]Wade/Phillips,ss. 355, 356, 358, 359.

[93]Grant/Hewitt/Jackson/Levenson, ss. 534-535.

[94]Grant/Hewitt/Jackson/Levenson, s. 53.

[95]Yardley, s. 42.

[96] Sadece eyalet hapishanelerindeki mahkûmlar tarafİndan haklarİndaki mahkûmiyet hükümlerini bozmak amacİyla Federal Mahkemelere verilmiş olan habeas corpus dilekçeleri 1940’ta sadece 89 iken 1969’da 12000’e yükselmiştir (Cataldo/Kempin/Stockton/Weber, s. 136 dipnot 86).

[97]Howard, s. 235.

[98]Cataldo/Kempin/Stockton/Weber, s. 136.

[99]Cataldo/Kempin/Stockton/Weber, ss. 136, 204.