Düşünceyi açıklama özgürlüğü ve Basın Hürriyeti ile Kişisel Verilerin Korunması Hakkı arasındaki dengenin kurulması: Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararları Işığında Bir Değerlendirme

Düşünceyi açıklama özgürlüğü ve Basın Hürriyeti ile Kişisel Verilerin Korunması Hakkı arasındaki dengenin kurulması: Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararları Işığında Bir Değerlendirme

No: 2

Av. Begüm Feyzioğlu

Önceki yazımızda özetle;

  • 6698 sayıl Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK)’nun veri sorumlusu gerçek ve tüzel kişilere sıkı yükümlülükler getirdiğini,
  • Kurum’un karar organı olan Kişisel Verileri Koruma Kurulu (Kurul) tarafından verilen idari para cezalarının güncel tutarlarının ihlalin niteliğine ve etkisine göre 9.013 TL’den başlamakta ve 1.802.636 TL’ye kadar çıkabildiğini
  • Bu durumun elbette iş hayatında büyük yankı ve tedirginlik uyandırdığını,
  • KVKK’nın veri işleyen kişileri mevcut iş yapış şekillerini değiştirmeye zorunlu bıraktığını,
  • Bu süreçte avukatlardan profesyonel destek alınmasının ve eksikliklerin tamamlamasının kritik olduğunu

yazmıştık.

Ayrıca Kurul kararlarının KVKK uygulamasını şekillendirmekteki önemine işaret etmiştik.

Bu bağlamda, bugünkü yazımızda iki farklı Kurul kararında “düşünceyi açıklama özgürlüğü” ile “kişisel verilerin korunması hakkı” arasındaki menfaat dengesinin nasıl sağlandığını, Kurul’un nasıl karar yürüttüğünü inceleyeceğiz.

 

“BİR GERÇEK KİŞİNİN ADININ GEÇTİĞİ KÖŞE YAZISININ SİLİNMESİ TALEBİ” BAŞLIKLI ve 02.08.2018 TARİHİNDE YAYIMLANAN KARAR

Bir Gerçek Kişinin Adının Geçtiği Köşe Yazısının Silinmesi Talebi” başlıklı karar, Kurul’un internet sitesinden yayımlanan ilk karardır: Kararın yayım tarihi 02.08.2018’dir. Karar, düşünceyi açıklama özgürlüğü, basın hürriyeti ile kişisel verilerin korunması hakkı ile ilgilidir.

Karar metni aşağıdaki gibidir:

“Bir gerçek kişinin adının geçtiği bir gazetedeki köşe yazısının, kişinin hala kamuyu ilgilendiren bir konumda olduğu hususu da dikkate alınarak, ifade özgürlüğünün bir yansıması olan basın özgürlüğünün kapsamında olduğu değerlendirildiğinden 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun 28 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca, ilgili kişinin söz konusu köşe yazısının silinmesine yönelik talebine ilişkin olarak Kurulca yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığına karar verilmiştir.”

Son derece kısa ve öz olarak kaleme alınan Kurul’un ilk kararında ifade edildiği üzere:

  • Başvurucu hakkındaki köşe yazısının silinmesine yönelik talepte bulunmuştur.
  • Kurum, kişinin hala kamuyu ilgilendiren bir konumda olduğu hususunu dikkate almıştır.
  • Başvuruya konu edilen yazının ifade özgürlüğünün bir yansıması olan basın özgürlüğünün kapsamında olduğunu değerlendirmiştir.
  • Konu edilen yazının yayınlandığı gazeteye herhangi bir yaptırım uygulamamıştır.

Çıkarımlar

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 28. maddesi kanun hükümlerinin uygulanmayacağı istisnai durumları düzenlemektedir.  Madde 28/1 (c) uyarınca:

“c) Kişisel verilerin millî savunmayı, millî güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini, ekonomik güvenliği, özel hayatın gizliliğini veya kişilik haklarını ihlal etmemek ya da suç teşkil etmemek kaydıyla, sanat, tarih, edebiyat veya bilimsel amaçlarla ya da ifade özgürlüğü kapsamında işlenmesi”

kanunun istisnaları kapsamındadır.

Madde uyarınca sanat, tarih, edebiyat,  bilimsel çalışmalar veya ifade özgürlüğü kapsamında yapılan çalışmaların kanunu ihlal etmemesi için millî savunmayı, millî güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini, ekonomik güvenliği, özel hayatın gizliliğini veya kişilik haklarını ihlal etmemesi gerekmektedir.

Anılan kararda gazetede yayınlanan köşe yazısı, basın özgürlüğü ve düşünceyi açıklama hürriyeti kapsamında değerlendirilmiş, özel hayatın gizliliğini ve kişilik haklarını ihlal etmediğine kanaat getirilmiş; şikâyet edilen gazete aleyhine işlem yapılmamıştır.

Aşağıda detayları açıklanacak olan ve benzer bir olaya dayanan kararda ise, Kurul farklı bir görüş benimsemiş ve ihlal kararı vermiştir. Bahsi geçen karar ve Kurul’un gerekçeleri aşağıda açıklanmaktadır:

BİR GAZETE TARAFINDAN İLGİLİ KİŞİNİN ÖZEL NİTELİKLİ KİŞİSEL VERİLERİ HAKKINDA HABER YAPILMASINA İLİŞKİN 09/12/2019 TARİHİNDE YAYIMLANAN 2019/372 SAYILI KARAR

Yukarıda künyesi ve başlığı verilen karar, tıpkı az önce bahsi geçen karar gibi düşünceyi açıklama özgürlüğü, basın hürriyeti ile kişisel verilerin korunması hakkının çatışması ile ilgilidir.  Kurum tarafından yapılan karar metninde başvurucunun şikayet dilekçesinde;

  • Bir Gazetede şikayet sahibinin oğluna yönelik yer alan köşe yazısında, babasının kanser tedavisi nedeniyle bir süre önce görevine ara verdiğine ilişkin bir habere yer verildiği dolayısı ile ilgili kişinin özel nitelikli kişisel verisi olan sağlık verilerinin rızası dışında işlendiği ve üçüncü kişilerle paylaşıldığı,
  • İlgili kişinin bu tarihe kadar kanser tedavisi gördüğünü bilmediği, rahatsızlığından ötürü psikolojisinin ve moralinin bozulması istenmediğinden bu bilginin ailesi tarafından kendisinden saklandığı, ancak haber tarihinden sonra ilgili kişinin geçmiş olsun dilekleri ile arandığı, hastalığını öğrenerek ölüm korkusu yaşadığı, ilgili kişinin kanser olduğunu Gazeteden ve üçüncü kişilerden öğrenmesinden dolayı içine kapandığı ve ailesiyle iletişimini kestiği, ölüm korkusu nedeniyle ayrıca psikolojik tedavi görmeye başladığı ve kanser tedavisini reddettiği
  • Tüm bu sebeplerle Kurum tarafından yasal işlem yapılmasının talep edildiği

ifade edilmiştir.

Kendisine iletilen şikayet dilekçesini takiben Kurul tarafından yapılan incelemede özetle şu hususlara değinilmiştir:

  • Olaya konu olan köşe yazısında başvurucunun babasının özel nitelikli sağlık verileri ifşa edilmiştir.
  • Özel nitelikli kişisel veri niteliğindeki sağlık verisinin söz konusu köşe yazısına konu edilerek yayımlanmasında kamu yararı bulunmamaktadır.

Yukarıda açıklanan gerekçeler ile Kurul:

  • Bir yanda düşünceyi açıklama özgürlüğü ile basın özgürlüğünü;
  • Diğer yanda ise özel nitelikli kişisel verisi gazetede ifşa edilen kişinin özel hayatının gizliliğini

terazinin karşılıklı kefelerine yerleştirmiş, kişilik haklarının ifade özgürlüğüne üstün geldiği kanaatine varmıştır.

  • Kurul açıkça konunun kanunun istisnalarını düzenleyen 28inci maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir.
  • Bu itibarla Kurul şikayet edilen gazetenin burada basın özgürlüğüne ve düşünceyi açıklama özgürlüğüne dayanamayacağını,
  • Bu özgürlüklerin kişinin özel nitelikli sağlık verisini ifşa etmek için geçerli sebepler olmadığını

belirterek gazete aleyhinde 125.000 TL idari para cezasının uygulanmasına karar vermiştir.

Çıkarımlar

  • Her iki karar da gazetede bir gerçek kişi ile ilgili yazılan haber içeriğinin kişisel veri gizliliğinin ihlali olduğuna ilişkindir.
  • Buna karşın ilk kararda Kurul istisnaları düzenleyen 28. Maddeyi uygulamış ve gazete yazısının düşünceyi açıklama özgürlüğü kapsamına girdiğini ifade etmişse de, diğer kararda 28. maddeyi uygulamaya yer olmadığına hükmetmiştir.
  • Bunun basilica sebebi, anılan ilk kararda özel nitelikli bir kişisel verinin ifşasının söz konusu olmamasıdır.
  • İkinci kararda ise bir kişisnin kanser olduğu bilgisi kamuya açıklanmış, kişinin özel nitelikli kişisel verisi olan sağlık verisi ihlal edilmiştir.
  • Özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları ve sağlık verileri KVKK’nın 6. maddesinde tanımlanmaktadır. Buna göre:

Kişilerin ırkı, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini, mezhebi veya diğer inançları, kılık ve kıyafeti, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlığı, cinsel hayatı, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili verileri ile biyometrik ve genetik verileri özel nitelikli kişisel veridir.”

  • Aynı maddenin ikinci fıkrasında kanun açıkça özel nitelikli kişisel verilerin, ilgilinin açık rızası olmaksızın işlenmesinin yasak olduğunu belirtmektedir.
  • Yazıya konu edilen iki karar karşılaştırıldığında, Kurul’un bazın özgürlüğünün ve düşünceyi açıklama hürriyetinin kapsamını belirlerken dayanılan verilerin özel nitelikli kişisel veri mi yoksa kişisel veri mi olduğuna dikkat ettiği görülmektedir.
  • Tıpkı KVKK gibi Kurul da özel nitelikli kişisel veriler söz konusu olduğunda daha yüksek bir koruma standardı öngörmektedir.

 

 

 

 

By